BİR BAKIŞTA TÜRKİYE GIDA SANAYİİ - Murat Bayizit / Kaledonya Dış Tic. Genel Müdürü

Türkiye’de yaklaşık 55.000 adet gıda ve içecek firması faaliyet göstermektedir. Bu işletmelerde de yaklaşık 500.000 i gıda sanayiinde 20.000 ini de içecek sanayiinde olmak üzere toplam 520.000 sigortalı çalışan istihdam edilmektedir. En fazla firma Marmara bölgesinde olup sırasıyla Ege, İç Anadolu, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve en son Doğu Anadolu bölgesi gelmektedir.
Kapasite kullanım oranları gıda sanayiinde yaklaşık %75 olup bu oran içecek sanayiinde yaklaşık %70 tir. Gıda ve içecek sanayii sektör toplam katma değeri 2020 yılı rakamlarına göre yaklaşık 45 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Sektörün 2020 yılı toplam cirosu yaklaşık 300 milyar TL ile İmalat Sanayii toplam cirosu içerisinde % 19 luk bir pay almaktadır. 2020 yılı rakamlarına göre sektörün AR-GE harcaması ise yaklaşık 4 milyar TL olup 60’a yakın ARGE merkezi faaliyettedir.
Gıda ihracatımız 2020 yılında 20 milyar dolar sınırını aşarak 20.745 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalatımız ise 2020 yılında 16.103 milyar dolar gerçekleşmiş ve sektör 4.6 milyar dolar dış ticaret fazlası vermiştir. Gıda ihracatımızda kg başına ihracat değerimiz 1,01 usd olup, ithalat değerimiz ise 0,49 usd dır.
En fazla ihracatını yaptığımız ilk üç ürün sırasıyla; Fındık, Un ve Makarnadır. En fazla ithalatını yaptığımız ilk üç ürün de sırasıyla Buğday, Soya ve Ayçiçeğidir.
En fazla ihracat yaptığımız ilk beş ülke sırasıyla; Irak, Almanya, Rusya, ABD ve İtalya’dır. En fazla ithalat yaptığımız ilk beş ülke ise sırasıyla; Rusya, Brezilya, Ukrayna, ABD ve Malezya’dır.


Sektör bazında en fazla ihracat yaptığımız gıda sektörleri sırasıyla; Sert kabuklu meyveler, Yaş meyve ve sebze, şeker ve şekerli mamüller, Bitkisel yağ ve kuru meyve ve sebzelerdir. En fazla ithalat yaptığımız gıda sektörleri ise sırasıyla; Hayvan yemi, Bitkisel yağ, Un, Nişasta ve Kahve-çikolatadır.
Yapılan toplantılarda, konferanslarda, şuralarda gıda sektörünün sorunları yüzlerce başlık altında işlenmekte ve konuşulmaktadır. Her biri önemli ve her biri için de aksiyon alınması gerekmektedir. Ancak tüm bu sorunların ötesinde gıda sektörünün asıl sorunu -satın alma gücüne bağlı olarak- kalite rekabetinden ziyade fiyat rekabeti ile büyüyen bir sektör olması sebebiyle karsızlık ve pazar problemidir. Sektörün üretim değil satış problemi vardır. Bu problem sektörü nitelikli olarak büyütmediği için de vizyonsuzluk içinde sektör yurtdışında markalaşamamakta ve fasoncu kimliğini devam ettirmektedir. Kısır bir döngü içerisinde karsız olan sektör büyük sermaye grupları haricinde yatırım yapamayarak küçülmektedir.
Çözüm kısa vadeli olmamalıdır. Uzun vadede çözüm ise şudur; Tarım ve tarıma dayalı gıda sanayii aynen savunma sanayii gibi stratejik bir sektördür. Başta gıda güvenliği esas olmak kaydıyla tüm sektör sermayesizlik içerisinde yaşamaya çalışan ama her gün küçülen işletmelerden ziyade güçlü sermaye yapısı olan, ölçekli üretim, inovasyon ve ihracat  temelli işletmelere dönüşüm için planlama yapılmalı ve bu plan uzun vadeli olarak apolitik-ehil-yetkin ve vicdanlı yöneticilerin sayıları arttırılarak yönetilmelidir.

Murat BAYİZİT